Ula

Muğla'ya 15 km uzaklıktadır. Ula'da tütün, zeytin, kiraz ve üzüm yetiştirilmektedir. Halk tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlamaktadır.

Muğla'ya 15 km uzaklıktadır. Ula'da tütün, zeytin, kiraz ve üzüm yetiştirilmektedir. Halk tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlamaktadır.

Ula Turistik konaklama tesislerinin yanı sıra çadır kurmak için alanlar da bulunmaktadır. Ula Akyaka-Gökova arasındaki Sakar mevkii inişinde ova ve deniz görüntüsü büyüleyicidir. Sit alanı olan Azmak'ın manzarası, balıklar, canlılar, kaplumbağalar, yabani kuşlar ve ördekler görülmeye değerdir. Aynı zamanda kıyı boyunca uzanan balık restoranlarına da mutlaka uğranmalıdır.

Ula, antik tiyatro kalıntıları, tarihi ve doğal güzellikleriyle oldukça zengin bir geçmişe sahiptir. Sedir adasının kumu tüm dünyaca bilinmektedir. Antik dönemlerde Cleopatra tarafından Mısır'dan getirildiği söylenen bu kumla kaplı koylar koruma altındadır. Bu nedenle adaya Cleopatra Adası da denmektedir.

Bölgede mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerler arasında Akyaka-Gökova, Sedir Adası, Ula Kanyonu, Ula Camileri yer almaktadır. Gökova Körfezi'ndeki sakin ve huzurlu bir tatil yeri olan Akyaka-Gökova beldesi su sporları, sörf, dağ bisikleti gibi sporlara ev sahipliği yapmaktadır. Akyaka-Gökova'ya 3 km uzaklıkta Çınar Plajı bulunmaktadır.

Kedrai olarak da bilinen Sedir Adası, arkeolojik yapısı nedeniyle oldukça büyük bir öneme sahiptir. Adada Cedrae antik kentinin kalıntıları oldukça fazla sayıdadır. Bunun yanı sıra Apollon tapınağı, kilisesi, antik tiyatrosu, agorası, antik liman kalıntılarıyla Ula, helenistik ve roma devrine ait tarihi bir değere sahiptir.

Ula'nın, Akçapınar, Arıcılar, Ataköy, Armutçuk, Çıtlık, Çiçekli, Çörüş, Elmalı, Esentepe, Gökçe, Gölcük, Karaböğürtlen, Kavakçalı, Kıyra, Kızılağaç, Kızılyaka, Portakallık, Sarayyanı, Şirinköy, Turgut, Yaylasöğüt, Yeşilçam, Yeşilova isimlerinde toplam 23 köyü bulunmaktadır. Ula, sarımsağı, balı, eski Türk evleri, dar köy sokakları ve büyük ormanlık arazileriyle ünlüdür.

Ula şehri milattan önce 6. Yüzyılda Karia olarak bilinen bölgede kurulmuştur. Atina kazılarında ortaya çıkan harabelerde ismi Ola olarak geçmektedir. Evliya Çelebi'nin eserlerine göre, Menteşe beylerinden Ulama Bey bölgeyi fethettikten sonra ismi Ula olarak değiştirilmiştir. 17. Yüzyıla kadar Ula'da yetiştirilen üzümler Mısır'a gönderilmekteydi. 1954 yılında ilçe olmuştur.

Ula için tavsiyeler

  • Tarihe Göre Listele
  • En Faydalılar
Tam kafa dinlenecek yer

-

Akyaka Gökova'yı gezmeyi çok istiyorum. İnşallah nasip olur, tam kafa dinlenecek yer. Huzurlu bir ortamı var.

  • Faydalı buldum (0)
  • Faydalı bulmadım (0)
Oksijeni bol bir kasaba

-

Ula merkezi yerleşkesi düz bir alanda yer almıştır. Deniz seviyesinden 600 m. yüksekte olması nedeni ile yaz mevsiminde geceleri rahat uyunur, ormanla çevrelenmiş olması nedeniyle oksijeni bol bir kasabadır. Kış mevsimi kalitesiz kömür yakılması nedeniyle sabah ve akşamları kömür kokusu olmasa özellikle yaşlılar için tam bir rehabilitasyon yeridir. Yollarda 80 yaş üzeri kişilerin yaya, hatta bisikletli olarak gezindiklerini her an görebilirsiniz. Kentin stratejik planında öğrenciye ağırlık verildiği kadar, yaşlıların yaşam alanı olarak düşünülmesi, Ula ekonomisi için de önemli olacaktır.

  • Faydalı buldum (0)
  • Faydalı bulmadım (0)
fatoş kuş sarsal tarafından...

-

Ula'da çok güzel yıllarım geçti. Muğla'yı ve Ula'yı çok özledim. Arkadaşlarımı bulmak, onları görmek istiyorum. Muğla seni seviyorum.

  • Faydalı buldum (0)
  • Faydalı bulmadım (0)
özlem çakıcı tarafından...

-

Ula'da 3 sene yaşadım, hayatımın en güzel 3 senesiydi. O bölgeyi sevmek için şöyle bir gelip geçmek değil, orda yaşamak lazım. İnsanlarının sıcakkanlılığı, dürüstlüğü, güvenilirliği, doğanın olağanüstü güzelliği, Türkiye'nin hiçbir yerinde yaşayamayacağınız bir deneyim. Tekne turları, Sedir Adası, İncekum Plajı, Azmak, balık-ekmek, Maden İskelesi, hangi bir güzelliğini sayayım? Tekne turu dönüşü üst katta yorgunluktan şezlonga uzanmışsındır, tam Akyaka Gökova'ya yaklaşmışken bir şarkı çalar ve batan güneşin ışıkları altında tatlı bir yorgunlukla şu melodiyi duyarsın: "Havasına, suyuna, taşına toprağına bin can feda bir tek yurduma" ve o gezinin bitmesini hiç istemezsin... Çok özledim...

  • Faydalı buldum (0)
  • Faydalı bulmadım (0)